İyi̇ Bi̇r Merhaba Di̇yebi̇lmek
İYİ BİR MERHABA DİYEBİLMEK
İYİ BİR MERHABA DİYEBİLMEK

Günaydın, Merhaba, Selam, İyi Çalışmalar… Birkaç sihirli sözcükle başlarız iletişim kurmaya. Etkileşim bu kelimelere yüklediğimiz duygulardan doğar.

Peki ya, iyi bir merhaba diyebilmek… Ne kadar da önemlidir!  İlk defa katıldığımız bir ortamda ne kadar güçlü bir MERHABA deme isteğimiz vardır içimizde değil mi? İnsanların bize olan bakışları güzel olsun isteriz.

Peki evliliğinizde ne kadar iyi bir merhaba dediniz? Yoksa sorunlar üzerine kurulmuş bir evlilik mi? Bir binanın en altındaki tuğlayı yamuk koyarsanız, üzerine gelen tuğlanın düzgün ilerleme şansı var mıdır?

Evliliklerin başında yaptığımız en büyük hata sorun yokmuş gibi davranıp, kaldığımız yerden iletişime devam etmeye çalışmak. Aslında halının altına süpürmek… Sonra halı kabarır, kabarır ve sorunlar sığmaz hale gelir. Patlama noktası ise hep bambaşka bir sorun olarak görünür. Oysa asıl sıkıntıyı hep iletişimde yaşarız. Mesela eşimize söylemediğimiz beklentilerimiz… Ama beklemekten de aslında vazgeçmeyiz. Karşılanmayan beklentiler her zaman için motivasyon kırar ve üzer.

Evliliğe başlamadan önce muhakkak her iki taraf birbiri ile beklentilerini konuşmalı. Bazen seanslarımda soruyorum danışanlarıma, eşinizden beklentileriniz nedir diye. Diyor ki hanımefendi; sevgi, saygı ve ilgi… Bu kadar kısa ve net değil maalesef beklentilerimiz. Bu kavramlar o kadar geniş kavramlar ki… İlgi denince herkesin kafasında oluşan algı farklıdır. Bazıları için ilgi tektaş yüzük, bazıları için araba, bazıları için bir buket çiçek, bazıları için bir öpücük, bazıları için bir bakış bir gülümseme… Karşıya bunu aktarmazsak eğer bu beklenti her karşılanmadığında üzülürüz.

 Çift terapisinde danışan çiftime özel günleri nasıl geçirirsiniz diye sordum. Beyefendi biz özel günleri kutlamayı pek sevmeyiz dedi. Hanımefendinin gözleri doldu. Aslında hep istemiş, tek bir gül alıp gelsin eşi diye… Ama eşin böyle bir beklentiden haberi yok ne yazık ki. Her şey konuşulmalı, her şey…

Maddiyat, cinsellik, sorumluluk, sevgi… Her konudaki beklentiler ayrı ayrı konuşulmalı. Sınırları net çizilmiş beklentiler. Bir tarafa ‘yetemiyorum’ hissi, diğer tarafa ‘istediğim gibi değil’ hissi yaratmamış oluruz. Eşinizle her şeyi konuşmanız için önce ne istediğinizi, ne istemediğinizi, beklentilerinizi net ve açık olarak kendinize itiraf etmelisiniz. Ruhunuzla baş başa kalıp kendinizle yüzleşmeli ve hatta barışmalı, sonra da partnerinizle iletişime geçmek ve doğru cümleleri kurmak için hazırlanmalısınız.

Bir liste yapın mesela karşılıklı, olumlu ve olumsuz tüm beklentilerinizin yer aldığı… Sonra bu listeyi bir kez daha gözden geçirin ve öncelik sıranızı belirleyin. Kırmızı çizgilerinizi, olmazsa olmazlarınızı, neleri yapıp neleri yapamayacağınızı tek tek gözden geçirin. Şimdi bu listenize eşinizin gözü ile bakın… Sizce bu isteklere ne kadar karşılık verebilir? Listeyi bir kez daha yenilemek isterseniz buna saygı duyarım. İnanın birçok danışanım da sizin yaptığınız gibi listesini tekrar gözden geçirdi. Bunda umut verici olan şu ki, evliliğinizi düzeltme yolunda adım atabiliyorsunuz. Çizgilerinizi yumuşatabiliyorsunuz. O halde her şey yolunda merak etmeyin. Artık yapmanız gereken tek şey doğru iletişim.

Çok zormuş gibi görünse de doğru iletişim kurmak sandığınızdan çok daha kolay. İlk önce yapmanız gereken isteğinizi eşinize anlatırken, sen dili değil ben dili kullanmak. Yani ‘Sen bencil bir insansın.’ ‘Sen zaten hep böylesin.’ gibi suçlayıcı cümleler yerine, ‘Böyle yaptığında kendimi kötü hissediyorum.’ gibi duygularımızı açığa çıkaran, kendimize yönlendirilmiş cümlelerle doğru iletişim kurabiliriz. Bu şekilde karşı tarafa nasıl hissettiğimizi daha rahat aktarma fırsatı yakalarız. Suçlayıcılıktan uzak, bizi birbirimize açıkça anlatacak doğru ve sıcak cümleler kurmak hayatınızı daha da güzelleştirecektir.

                O halde tüm bu ifadeler ışığında sıcak bir merhaba diyebilmeniz için önce cesaretinizi toplayın ve kendinizle barışın… Sevgiyle ve hoşçakalın…

 

Detaylı Bilgi İçin Bizi Arayın